Ağrılarınız mı var? Ağrı sebepleri ve tedavisi

UYARI ! İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz. Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir. Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.Aksi durumlarda sorumluluk tamamen sizlere aittir...

0
18
Ağrı Sebepleri
Ağrı Sebepleri

Ağrı Sebepleri :

Ağrı, yaralanmalardan veya organizmanın kana salgıladığı ağrı başlatıcı kimyasal maddelerden kaynaklanabilen, çeşitli bedense nedenler yüzünden başlayabilir. Ağrı sebepleri hakkında son zamanlarda, konunun psikolojik etkisi üzerinde ağırlıkla durulmaya başlandı.

Ağrı Belirtileri:

-Ağrılar, ağrı sebeplerine ve ağrıyı çekenin kişiliğine göre önemli farklılıklar gösterebilen, karmaşık duyumsamalardır.

-Ağrının başlıca niteliği ve bu nitelikle ilgili biyolojik görevi: Rahatlığınızı kısıtlar ve bazı hareketleri yapmanızı önler. Örneğin, bel ağrısının yol açtığı hareket kısıtlamaları veya mide ağrısının yol açtığı yemek yiyememe durumu.

Biyolojik Gerçekler:

Dokunma ve ısı gibi duyu türlerinden farklı, özgün bir duyu biçimidir ağrı. Dış ya da iç uyaranlara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Genellikle refleks korunma tepkileri, yoğun heyecan ve duygusallıkla birlikte görülür.

Ağrı, organizmanın bir korunma mekanizmasıdır. Öbür uyaranlarla birlikte, ağrının koşullu refleksleri geliştirmesi üzerine, organizma da koruyucu mekanizmasını harekete geçirir. Ağrı alıcıları, hemen hemen bütün dokularda bulunan sinir uçlarıdır. Bunlar mekanik, kimyasal, elektrik ve ısı gibi çeşitli uyaranların etkisiyle harekete geçer.

Ağrı sebepleri ve uyaranlar belli bir şiddete ulaştığında, zarar gören dokularda, peptit yapısında kimyasal maddeler salgılanır. Bu maddeler ağrıya duyarlı sinir uçlarını harekete geçirir ve böylece uyarılar merkez sinir sistemine iletilir. Ağrının tanınması ve duyusal öğelerle birleşmesi, beyin kabuğunun ön alın bölgesinde gerçekleşir.

Ağrı, bir çok hastalık sürecinde ortaya çıkan bir belirtidir ve özellikleri, hastalığın tanısı açısından büyük önem taşır. Nevralji adıyla tanımlanan ağrılar ıse, sinirlerin kendi hastalıklarından kaynaklanır. Ağrının başladığı nokta ve ağrının duyulduğu nokta aynı yer olabilir, ama aynı yer olmak zorunda da değildir; bu durumu açıklayabilecek iki temel olabilirlik vardır:

-Yaralanan noktada ağrı da duyulur(ömeğin, parmakta oluşan bir kesik).

-Ağrıyan noktada hiçbir yaralanma veya hastalık belirtisi görülmez(uzak ağrılar). Örnek olarak, boyun artrozu nedeniyle sıkışan bir sinirin, kürek kemiği altındaki uç noktasında oluşan dayanılamaz ağrılar gösterilebilir.

Psikolojik Gerçekler:

Bir ağrının şiddet derecesini değerlendirmek, ağrı sebepleri ‘nden ziyade doğuştan gelen bir işlev değildir; bireysel gelişim sürecinde öğrenilir. Bu konuda kültürün de çok önemli bir rolü vardır. Bizim yaşadığımız enlemde yaşayan insanlar, örneğin Afrika veya güney Amerika ormanlarında yaşayan yerli kabilelerinin bireylerine kıyasla ağrıdan daha çok şikayetçidirler. Afrika kıtasında, hiçbir şekilde anestezi, hipnoz veya benzeri ağrı kesici kullanmadan kafatası ameliyatları yapan cerrahlar vardır.

Bel Ağrısı
Bel Ağrısı

Bu kültürlerde ağrı, sözü edilmeye bile değmeyen ve kesinlikle önemsenmeyen bir olgudur. Bu anlayış sayesinde, sadece ağrıyı dile getirme zorunluluğu frenlenmekle kalınmayıp, ağrının algılanılması da frenlenmiş oluyor. Ama bu insanlar her şeyden önce, tedaviyi uygulayan uzmanlara aşırı bir güven duyuyorlar. Ve böylece, psikologların görüşüne göre bu insanlar, ağrıyı bloke edici önemli bir kıstası gerçekleştirmiş oluyorlar; yani, korkuyu devreden çıkarıyorlar!

Kendinize yardımcı olabilirsiniz!!!

Ağrı Kesiciler:

Ağrı kesici kullanımında dikkatli olun! Düzenli ağrı kesici ilaç kullanımı, ağrılarla nasıl başa çıkılabileceği konusunda bedeni ve beyni yanıltabilir: Dahası, yeni ağrı belirtilerine (örneğin, ağrı kesici baş ağrılarına) ve ilaç bağımlılığına yol açabilir.

İbuprofen, ASA ve Paracetamol :

Bu üç etken madde, hafif ve orta şiddetli ağrıların dindirilmesinde klasik ilaç olarak anılmaya hak kazanmışlardır. Ayrı ayrı alındıklarında daha etkilidirler; birlikte alındıklarında daha etkili olabilecekleri konusunda herhangi bir kanıt elde edilememiştir henüz.

İbuprofen:

 Bu denenmiş romatizma ilacı, düşük dozajlar halinde, yüksek ateşe ve ağrılara karşı başarıyla kullanılabilir. Ağrı kesici olarak, 200mg tek doz ve 800mg günlük doz genelde rahatlıkla alınabilir. Tedavi amacıyla da kullanılabilir. Ağrılara ve iltihaplanmalara karşı etkilidir. Ama duyarlı mideler için rahatsız edici olabilir.

ASA – Asetilsalisilik asit:

Kısaca ASA olarak anılan Aspirin, neredeyse yüz yıldır üretilmektedir. Aspirin, ağrıları ve iltihaplanmaları iyileştirici ve ateş düşürücü etkilere sahip olan, kullanımında pek sorun yaşanmayan güvenilir bir ilaçtır. Aspirin ayrıca, kalp krizine karşı önlem olarak da yaygınlıkla kullanılmaktadır. Kullanım sırasında mide kesinlikle boş olmamalıdır ve bol suyla alınmalıdır. Mide bulantısı ve mide ağrısı gibi yan etkileri sıklıkla görülür, ama bu rahatsızlıklar kalıcı değildir ve ilaç kullanımına son verildiğinde sıkıntılar da sona erer.

Aspirinin kullanılmaması gereken durumlar!

-Grip veya suçiçeği belirtileri gösteren çocuklara ve gençlere kullandırıldığında, çok ender görülmekle birlikte kesinlikle tehlikeli bir yan etkiye yol açılabilir: Reye-Sendrom: Bu sendromunbelirtileri ise, kusma, yüksek ateş, kramplar ve bayılmadır.

-Astım hastaları veya aspirine alerjisi olanlar(örneğin egzama çıkaranlar).

-Kanamaya yatkın bünyeli kişiler.

-Gebeliğin ilk üç ayında ve doğumdan kısa süre önce; çünkü doğacak bebeğe zarar verebilir.

Aspirin beden tarafından yavaş atıldığı için, kısa aralıklarla yüksek dozajlar alınması, bedende bu maddenin yüksek miktarda depolanmasına yol açabilir. Böyle bir yüksek dozajın belirtileri, kulak uğultusu, mide bulantısı ve kusma biçiminde görülebilir. Ağır aspirin zehirlenmelerinde ise, aşırı terleme, yüksek ateş ve şaşkınlık belirtileri ortaya çıkar. Çok yüksek Aspirin dozları ise ölümle sonuçlanabilir!

Bünyenize uygun aspirin türü için, eczacınızdan ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Parasetamol :

Parasetamol içerikli ilaçlar da aspirin gibi güvenli ve hızlı biçimde ağrıyı dindirir ve ateşi düşürebilir. Ağrıyı dindirmek için 1 -2 tablet yeterlidir.Aspirinde olduğu gibi, parasetamolde de, tek etken madde içeren ürünler öncelikle kullanılmalıdır. Bu konuda eczacınızdan bilgi alabilirsiniz.

Parasetamolün aspirine üstünlükleri:

-Aspirine kıyasla daha midevidir.

-Bebekler ve çocuklar için de uygundur(şurup veya fitil).

Parasetamolün yan etkileri:

-Çok ender görülmelerine karşın, öncelikle alkolikler ve karaciğer hastalan için önemli tepkilere yol açabilirler:

-Yüksek dozaj da, karaciğer hasarı !

-Sürekli kullanımda, böbrek hasarı !

-Çok ender olsa da, şok durumlarına ulaşabilen alerjik tepkiler!  Yüksek dozajın belirtileri, mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve aşırı terleme.

Aromaterapi (koku tedavisi):

Eterli bitkisel yağlar sempatik sinir sistemini etkileyerek, ağrıları dindirebilirler. Önerilen eterli  yağdan 8- 1 O damlası bir pamuğa veya bez parçasına damlatılır ve  ağrılı bölgeye yatırılır. Diş ağrısına karşı, birkaç damla karanfil yağı ile nemlendirilen bir pamuk parçasının dişin üstüne yatırılması çok rahatlatıcıdır. Baş ağrısında, şakaklar, alın ve boyun aşağıda önerilen yağlarla hafifçe ovalanmalıdır.

Baş ağrıları için Hacamat Nasıl Yapılır? konumuza bakmak isteyebilirsiniz…

-Boyun ve baş ağrısı: Lavanta, biberiye ve nane

-Kas ağrıları: Yasemin, biberiye ve lavanta.

-Yara, iltihaplanma, egzama, çıban ve böcek sokması: Lavanta ve cayeput.

-Karın ağrısı : Zencefil, lavanta ve biberiye.

-Sırt ve bel ağrısı : Zencefil, lavanta ve biberiye.

-Diş ağrısı: Mayıs papatyası ve karanfil

Akupunktur ve Akupressur:

akupunktur noktaları
Akupunktur Noktaları

Ağrı tedavisinin bu iki formu da uyarı yoluyla etki yapar. Akupunkturda iğne batırma, akupressurda ise bedenin belirli bölgelerine hafifçe baskılar ve masajlar uygulanır. Bu tür dışsal uyarılarla sinir sistemi etkilenir ve genellikle olumlu sonuçlar alınır.

Ağrı sebepleri, tedavisi için ve detaylı bilgi için uzmanlarına danışabilirsiniz!!!

Uyarı: Ağrılarda uyulması gereken en önemli ilke, ağrı kaynağının teşhisidir! Süregelen ağrılarda lütfen bir uzman doktora gidin ve rahatsızlığınıza teşhis konulmasını isteyin !

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.