Doğanın İnsanlığa Binlerce Armağanından Biri: Aloe Vera

İnsanoğlu tarafından 5000 yıldan uzun süredir kullanılan bu bitkinin
doğada 350’den fazla değişik türü bulunmaktadır. Zambakgiller
familyasından olan bu bitkinin en değerli türü ALOE BARBADENSIS
MILLER’dir.

Aloe Vera Düzenli Kullanıldığında Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için vücudun 300’den fazla hastalığı kendi kendine yenmesini sağlar. Hücre yenilemesini bazı
organlarda 9 kata kadar hızlandırır.Vücuttaki toksinleri atarak vücudun daha sistematik olarak çalışmasını sağlar.Enerji verir.

Aloe Vera Jel

Aloe Vera’nın Bağışıklık Mekanizmasına Etkileri:
  • Hücresel bağışıklık düzenindeki hücreleri uyarır.
  • Kan hücrelerinde lökositlerin sentezini arttırır.
  • Direkt kemik iliğine etki eder.
  • Macrofaj hücrelerinin yabancı cisimleri içerisine alarak yutma ve yok etme faaliyetlerini arttırır
  • Hücrelere canlılık verir.

    Aloe Vera’nın Sırrı İçindekilerde Saklı

1. Aminoasitler:

Vücudun en temel ve önemli yapı taşlarıdır. Kasların, liflerin, sinirlerin, her türlü dokunun oluşumunda, enzim ve hormonların  üretilmesinde gereklidir. Bu yüzden vücudun büyük bir bölümü için hayati önem taşır. 22 aminoasit bulunur ve bunlardan 8 tanesini vücut kendi kendine üretmez. Bunları dışarıdan almak zorundadır. Aloe
Vera’nın içerisinde vücudun üretemediği bu 8 aminoasitten 7’si dahil olmak üzere tam 20 aminoasit bulunmaktadır. Bu yüzden çocukların gelişiminde büyümeyi destekler, yaşlılarda kas ve kemik yapısının erimesini önler sporcular için ek güç sağlar.

2. Mineraller:

Kalsiyum ve Fosfor : Kemik oluşumunda çok önemli rol alırlar. (Kemik ağırlığının %2’si kalsiyumdur) Kalsiyum kalbin işleyişini ve kan dolaşımını düzenler. Eksikliği halinde kramplar, göz ve cilt problemleri, tırnak kırılması ve baş ağrısı gibi sorunlar otaya çıkar.
Potasyum : Hücrelerde su toplanmasına neden olan sodyumu azalttığı
için bedenin su ihtiyacını dengede tutar. Kalp atışlarını düzene
sokar, kan basıncını dengeler. Kasları güçlendirir, fiziksel ve ruhsal
yorgunluğu azaltır, krampları önler.
Demir : Hemoglobin oluşmasında kullanılır. Eksikliği kansızlığın en
önemli nedenidir. Bazı enzimlerin oluşumunda da kullanılır.
Klor : Mide asidi oluşumu için gereklidir. Antiseptiktir, dezenfektan
etkisi gösterir.
Manganez ve Magnezyum: Enzimlerin çalışmasında çok önemlidir. Kasların
ve merkezi sinir sisteminin düzenli çalışmasını ve sağlıklı kalmasını
sağlar. Eksikliği halinde halsizlik, kramplar, kas problemleri, bellek
zayıflığı, baş dönmesi, uykusuzluk gibi problemler ortaya çıkar.
Bakır: Demirin vücutta sindirilmesi bakımından mutlaka gerekli bir
mineraldir. Doku bağlanmasında da rol oynar.
Krom : Yağ asit enzimlerinin çalışmasını ve kolesterol miktarının
dengede kalmasını sağlar. Aynı zamanda pankreastaki ensülin
salgılamasını arttırarak kandaki şeker miktarını düşürür.
Çinko: Protein oluşmasına yardımcı olur, sindirimi hızlandırır.

3. Enzimler:

Hücrelerde meydana gelen kimyasal olayları düzenler. Eksiklikleri er yada geç bazı hastalıkların çıkmasına sebep olur.
Lipaz: Sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar.
Proteaz: Proteinleri oluşturan elementleri hidrolize eder.
Caoxypepsidazrb ise iltihapları yok eder.

4. Vitaminler:

A Vitamini : Hücreleri serbest radikallerden korur, deriye, saç ve
özellikle göze faydası vardır. Uzun süreli A Vitamini eksikliklerinde
gözün ışığa karşı aşırı hassas hale gelmesine, kemik ve diş oluşumunun
kusurlu olmasına sebep olabilir.
B1 Vitamin : Karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesine yardımcı
olur. Doku çoğalmasını sağlar. Kas ve sinir sisteminin çalışmasını
rahatlatır.
B6 Vitamini : Hemoglobin ve anti-maddelerin oluşmasını sağlar.
Bağışıklık ve sinir sistemi için vazgeçilmez bir maddedir. Eksikliği
halinde merkezi sinir sitemi bozukluğu, hipokronik anemi ve pellegraya
benzeyen hastalıklar ortaya çıkar.
B2 Vitamini : Büyüme ve gelişme geriliği, kilo kaybı, deri iltihapları
ile göz, ağız ve burun çevresinde beliren yaralara karşı etkilidir. B6
vitaminin çalışmasına yardımcı olur.
B12 Vitamin : Hücrelerin büyümesinde folik asidin hücrelere girmesinin
en önemli katalizörüdür. Eksikliği sindirim bozukluklarına, öldürücü
bir kansızlık tablosuna ve bazı omurilik sinirlerinin yıkımına yol
açar.
C Vitamini : En önemli anti oksit maddedir. Bağışıklık sistemini
destekler. Kemiklerin, dişlerin sağlıklı kalmasına yardımcıdır.
E Vitamin : Hücre zarlarını korur, hücre yenilendirmesini hızlandırır,
hücrelerin yıpranmasını ve yaşlanmasını yavaşlatır, önemli bir anti
oksit maddedir.

5. Salycylic Asit:

Aspirin ile benzerlik taşıyan bu bileşen iltihaplara karşı etkin olup
ağrı kesici, ateş düşürücü ve kanı sulandırma etkisi vardır.

6. Steroller:

İltihaplanmayı önleyici etken maddelerdir. Chlosterol, Cempesterol,
Lupcol, Site sterol olarak bilinmektedir. Özellikle Lupcol anti-septik
ve ağrı kesici olarak görev yapar.

7. Saponin:

Bakteri, mikrop, mantar ve pamukçuğa karşı kuvvetli bir antiseptiktir.

8. Antrakinonlar:

Anti-bakteriyel, analjezik, anti-fungal, anti-viral olan Aloin ve
Emodin içerir.

9. Şekerler:

Uzun polisakarin zinciri ve anti-viral özellikli acemannan sayesinde
bağışıklık sistemini düzenler, güçlendirir.

10. Lignin:

Bu odunsu madde Aloe Vera’nın cilde derinlemesine ve hızla nüfuz
edebilmesini sağlar.

DÜNYADAN 15 SÜPER TEDAVİ YÖNTEMİ

1 YORUM

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin